Untitled 3

Untitled Document
a

Hava Durumu

 EDIRNE

Ziyaretçi Sayacı

mod_vvisit_counterBugün90
mod_vvisit_counterDün463
mod_vvisit_counterBu Ay12770
mod_vvisit_counterToplam976578
Taptık Köyü
Çarşamba, 10 Mart 2010 01:08

Yolageldi, Necatiye, Havsa İlçe merkezi ve Köseömer köyleri ile çevrili bulunan köyün, 20 bin dekar arazisi bulunmaktadır. Dağı, bataklık ve sazlık yeri yoktur. Ormanlık yeri Çavuş korusu bulunuyor. Bu büyük orman kalıntılarıdır.

Köy, İlçe merkezinin 13 km. doğusunda yer alıyor. E5 karayolunun 5 km. kuzeyinde bulunmaktadır. Köyün ortasında, bir çatak bulunuyor ve köyü adeta ikiye bölmektedir.

Köy 1877 (93) Osmanlı-Rus Savaşı sonrası kurulmuş. 1878 Berlin Antlaşmasında, Osmanlıya yüklenen ağır şartlar, Kırım'da bulunan Türkleri de göçe zorlamış ve Kırım'dan gelen bir göçmen kafilesine, beğenecekleri bir çiftliğe iskan edilmeleri için birkaç çiftlik gezip görenler, bugünkü köyün bulunduğu yeri beğenmişler. Çiftlik Devletin olduğu için buraya yerleşenlere cami ve okul devlet tarafından yapılmış. Daha sonraki yıllarda Bulgaristan'dan gelen göçmenlerle bu günkü duruma gelmiş. 1912-13 Balkan Savaşında köyü terk edip Anadolu içlerine gidenler iki yıl sonra geldiklerinde, devlet tarafından yapılan evlerin yakılmış ve yıkılmış olduğunu görmüşler. Kendi olanakları ile kerpiç ve saplardan yapılan evler, günden güne gelişerek bu günkü duruma gelmiştir.

Köy ilk kurulduğunda, resmi kayıtlarda adı Fethiye olan çiftliğin, Kırım' dan gelen Tatar Türkleri yer beğenme gezilerinden sonra kendilerine "Beğendiniz mi?" sorusuna karşılık "TAPTIK" demişler. Tatarca beğendik anlamında olan ve "TAPTIK" dedikleri için köyün de adı TAPTIK olmuş.

Köyün geçim kaynağını tarım ve hayvancılık oluşturmaktadır.

Aile, ana-baba ve çocuklardan oluşmaktadır. Bu aile işbirliği, çocuklar askere gidip gelinceye ve evleninceye kadar devam eder. Aile içinde, birden fazla erkek çocuk bulunduğu takdirde, ayrılma gündeme gelir. Bazı kardeşler kolektif çalışmayı becerebiliyor.

Cumhuriyet dönemi evlenmeler genellikle ana-baba isteği doğrultusunda, görücü usulüyle yapılırdı. Cumhuriyet döneminden sonra giderek bu tür evlenmeler yok oldu. Günümüzde evlenmeler, kız-oğlan isteği doğrultusunda yapılmaktadır. Geçmiş dönemlerde düğün perşembe günü biterken, şimdi pazar günü son bulmaktadır. Cumartesi günün akşamında gelen sofralar kurulur, yemekler yenirken isteyenler içki de içerler ve damata takı takılır. Geline kama vurma geleneği devam etmekte ve kma yakılırken, kızlar dabruka çalarak kama yakma türküsünü söylerler.

Köyde Türk geleneği doğrultusunda ahlaki durumlar devam etmektedir. İnançlar, köyler arasında olduğu gibi, bir köyde aileler arasında olduğu kadar, bir aile içinde kişiler arasında dahi farklılıklar bulunuyor.

Kadınlar arasında, cuma ve çarşamba günlerinde ev temizliği ve çamaşır yıkama sakıncalı bulunmaktadır. Perşembe günün akşamı ve cuma günlerinde küçük yaşta çocuğu ölen anneler, el işi yani dikiş-nakış ve örgü işleri yapmazlar. İğnenin çocuğa saplanacağı bı ve çocuğun su bardağı delineceği inancı bulunmaktadır.

Geçmiş dönemlerde Hıdırlez şenlikleri yapılırmış. Hıdırlezden bir gün önce küçük bir çömleğe kızlar yüzük, küpe gibi eşyalarını koyarlar. Akşam üstü de evlerin önüne ateş yakılır, ateş üstünden atlanır. Hıdırlez günü salıncaklar kurulur, eğlence yapılır, küp bir öksüz kıza açtırılır ve içinde eşyalar çıkarılırken maniler okunur. Sıra ile bazı adaklar adanır ve sıra ile emanetler çıkarılır. Söylenen manilerden birkaç tane :


Ha benim çeyiz içim, İnci serdim güneşe,
Dert oldu benim içim, Bakan gözler kamaşa,
Ben yanıyom senin için, Senin yarin gül ise,
Sermesin benim için. Benim ki bir top menekşe.

Bu Makale 5790 Defa Okunmustur.
 
a
a

Site Istatistikleri

Aktif Uyeler:170
Son Uyemiz:abbas
Son Ziyaretci:admin
Bolum:6
Kategori:7
Icerik Okunma:1483970
İçerik:837

Kimler Sitede

Suan Sitede:
  • 82 ziyaretci