Hava Durumu

 EDIRNE

Ziyaretçi Sayacı

mod_vvisit_counterBugün116
mod_vvisit_counterDün502
mod_vvisit_counterBu Ay15138
mod_vvisit_counterToplam947367
Şerbettar Köyü
Çarşamba, 10 Mart 2010 01:07

Köy İlçe merkezinin 13 km. güneybatısında yer almaktadır. Kuzucu, Çukurköy, Azatlı, Abalar ve Aslıhan köyleri ile çevrili bulunan köyün, 45 dekar arazisi bulunmaktadır. 3500 dekar da otlakiye bulunuyor. Bataklık, sazlık, ormanlık ve göl yeri yok. Köyün doğusundan, Oğulpaşa'dan gelen dere ile Oluklu'nun birleşmiş şekliyle geçmektedir.

Köy, Havsa-Uzunköprü asfaltından, Kuzucu köyünün girişinden 8 km. güneybatı doğrultusunda ve İstanbul-Edirne Devlet demiryolunun 1 km. batısında bulunuyor. Ev konumları topludur.

Kötün kesin olarak ne zaman kurulduğu belli değil. Yapılan araştırmalara göre, 1705 yılında kurulduğu tahmin edilmektedir. Köyün bulunduğu yerde ve civarında bağcılığa çok uygun toprağın bulunması, ve bağcılıktan çok iyi anlayan Rum ve Gagauzların buralara yerleşmiş olmaları kesinlik kazanıyor. 19. yüzyılda Avrupa bağlarında görülen hastalık sonucu, Edirne'den şarap ihracatı, Zalıf, Aslıhan ve Şerbettar köylerinden yapıldığı da ifade edilmektedir. Kurtuluş Savaşından sonra mübadele ile Yunanistan'dan 1924 yılında gelen bir miktar göçmen ile daha sonra, 1935 yılında Romanya'dan ve 1948 ile 1951 yılında Bulgaristan'dan gelen göçmenlerle bu günkü duruma gelmiş. Köyün ürettiği

şarapların kaliteli oluşundan köy "ŞARAPLAR" adını almış, daha sonra burada şarap imalinden vazgeçilmesi ile köy "ŞERBETTAR" adını almıştır.

Köyde aileyi oluşturan, ana-baba ve çocuklardır. Bir aile içinde birden fazla erkek çocukların evlenmeden ve askerlikten sonra ayrılmalar oluyor. İş birliği yapan kardeşler de bulunuyor. Baba, ayrılacak olan çocuğuna ayrı bir ev yapımında yardım eder, bir miktar arazi de verir. Ayrılıktan sonra, başka yerlere göç edenler de var.

Köyde Türk geleneği doğrultusunda ahlaki durum devam etmektedir.. Dini inançlara karşı saygı büyüktür. Aileler arasında olduğu gibi, bir aile içinde kişiler arasında da biri dinine daha bağlı olduğu halde, bir diğer bunu hiç umursamamakta olanlarında var olduğu bir gerçektir. Ramazan ve cuma günleri, cemaatin çoğaldığı ve diğer zamanlarda azaldığı görülmektedir. Köyde az da olsa içki ve kumar bulunmaktadır. Bazı batıl inançlar bulunuyor. Çarşamba günü çamaşır yıkanmaz, salı günü ev temizliği yapılmaz. Perşembe gününün akşamı ve cuma günü el işi yapılmaz. Bilhassa küçük yaşta çocuğu ölen anneler buna çok dikkat ederler. Ölen çocukların iğneden rahatsız olacağı inancı vardır. Cuma saati hiçbir iş yapılmaz.

Geçmiş dönemlerde, Nevruz ve Hıdırlez şenlikleri yapılırdı. Hudırlezden bir gün öncesi, akşam üzeri her evin önünde bir ateş yakılır ve üzerinden ev halkı atlarmış. Hıdırlez günü salıncaklar kurulur ve çeşitli eğlenceler yapılırmış. O günlerden kalma kıyafetler, köyde birkaç kişide bulunuyormuş. Düğünlerde def, darbuka, zilli maşa çalınırmış, erkekler güreş tutarmış,. Bunları köyde 75 yaşından yaşlı 35 kadın ve 21 erkek bulunuyor ve onlardan öğreniyoruz. O dönemde evlenmeler, görücü usulüyle yapılırmış, bu gün için bu adet kayboldu. Ana-babanın kararma bağlı olduğu kadar, gençlere de söz hakkı veriliyor. Düğünler perşembe günü son bulurken, şimdi genelde pazar günü son buluyor. O dönemlerde düğünlerde ve şenliklerde söylenmen manilerden birkaçını aşağıya almış bulunuyoruz:

Ovanın biberleri, Ben anneme giderken,

Yandıya kuraktan, Çöktü ya bir duman,

Ben o yare mektup, Dumanın içinde kaldım,

Saldım gayet meraktan. Halim çok yaman.

Bu Makale 5774 Defa Okunmustur.
 

Site Istatistikleri

Aktif Uyeler:170
Son Uyemiz:abbas
Son Ziyaretci:admin
Bolum:6
Kategori:7
Icerik Okunma:1447448
İçerik:837

Kimler Sitede

Suan Sitede:
  • 82 ziyaretci