Untitled 3

Untitled Document
a

Hava Durumu

 EDIRNE

Ziyaretçi Sayacı

mod_vvisit_counterBugün374
mod_vvisit_counterDün557
mod_vvisit_counterBu Ay10920
mod_vvisit_counterToplam974728
Kulubalık Köyü
Çarşamba, 10 Mart 2010 01:04

Köy İlçenin güney batısında 9 km. uzağındadır. Kabaağaç, bakışlar, Çukurköy ve Havsa arazileri ile çevrilidir. Bu sınırlar içinde 7500 dekar arazi bulunmaktadır. 400 dekar otlakiye ve 7100 dekar tarım arazisidir. Arazinin bir kısmı sulanır, bir kısmı kıraçtır.

Köy Uzunköprü asfaltının 500 metre doğusunda yer almaktadır. Asfalta kadar, stablize bir yol ve Havsa deresi üzerinde bir köprü bulunmaktadır. Ev konumları toplu olup, az meyilli satıh üzerine kurulmuştur. 76 haneden oluşan evlerin, %30'u düz ve %70'i meyilli bir yerde bulunmaktadır. Evlerin tamamı tek kat, 50 adedi 3 oda bir salon, 26'sı 2 oda bir salon üzerine planlanmış, bunların %80'i kerpiç, %5'i tuğla ve %15'i biriket malzemesiyle inşa edilmiştir. Damlar çatılı ve kiremit örtülüdür.

Köyün ekonomik yapısı tarıma dayanır. Yan gelir hayvancılıktır.

Bu günkü bulunan köyün yeri, bir çiftlik idi. Çiftliğin adı da Sultaniye olup, 1877 (93 Harbi) Rus-Osmanlı Savaşından sonra, Bulgar komitacıları tarafından göçe zorlananlardan gelen bir kafile Devletçe buraya yerleştirilmişler. İlk gelenler 15 hane kadar. Daha sonraki yıllarda, Bulgaristan ve Yunanistan'dan gelen göçmenlerle bu günkü duruma geldi. Sultaniye çiftliğine yerleşen göçmenler, savaşın verdiği tahribat ve ardından gelen sıkıntılar, evlerin yapım işinde Devletin yardım eli artık yetişmez olduğu gibi kendi imkanlarıyla da ev yapamaz durumda idiler. Barınabilecekleri derme çatma kulubalardan ibaret barınaklara sığındılar. Birkaç yıl bu barınaklarda yaşamak zorunda olan göçmenlerin bulunduğu bu çiftlik yerine, artık Kulubalar denmeye başlandı. Giderek Sultaniye unutulur ve Kulubalar adı yerine "KULUBALIK" olarak resmiyet kazanıyor.

Köyde aile, ana-baba ve çocuklardan oluşmaktadır. Eskiden bir evde, bir kaç kardeş beraber birlik içinde oturur ve kollektif bir çalışma içinde yaşam devam edebiliyordu. Bu gün için bu zor bir yaşamı ortaya koymaktadır. Evlenen gençler, evde geçimsizlik olabileceği düşüncesiyle ana-baba ocağından ayrılmaktadırlar. Bu ayrılışta baba, mümkün olduğunca yardımcı olmaktadır. Ev yapım işi ve bir miktar arazi de vermektedir. Mülkün esas bölüşümü ana-baba ölümünden sonra yapılmaktadır.

Eski dönemlerde, köyde yapılan evlenmeler ana-baba isteği doğrultusun­da yapılıyordu. Bu günlerde, aile büyükleri karar verme durumunda olsalar bile, gençlere de söz hakkı tanınmaktadır. Düğün ve bayramlarda, genç kız ve erkekler konuşabilmektedirler. Düğünler, davul-zurna ile yapılır. Genelde pazar günü düğün son bulmaktadır. Köyde okuma odası yok. Dini bilgiler, okul sonrası camide açılan Kur'an kurslarında genişletilmektedir.

Köyde salı ve cuma günleri çamaşır yıkamak ve ve temizliği yapmak sakıncalıdır. Küçük yaşta çocuğu ölen anneler, perşembe gününün akşamı ve cuma günü, el işi, dikiş-nakış ve örgü yapmazlar. Yapılırsa, çocukların rahatsız olacakları inancı bulunmaktadır. Eskiden 6/7 Mayıs günlerinde Hıdırlez şenlikleri yapılırdı. Bu gün için yapılmıyor. Hıdırlez bir gün önce akşam üzeri, ev önünde ateş yakmak ve ateşin üzerinden atlamak adetti. Bazı hastalıklardan korunmak için yapılırdı. Hıdırlez sabahı erken kalkmak, şenliklere hazırlanmak için bayramlık elbiseler giyilir, çeşitli çiçeklerden toplayıp buket yapılır, salıncaklar kurulur, buralarda gençlerin söyledikleri bazı maniler okunurdu. Bunlardan birkaç tanesi şöyle:

Nişanlıyım nişanlı, İn dereye dereye,

Nişan yüzüğüme bakın, Dere kumları gibi,

Ayrılırsak sevdiğim, Oğlan sana yanıyom,

Beni unutma sakın. Cami mumları gibi.

Bu Makale 5188 Defa Okunmustur.
 
a
a

Site Istatistikleri

Aktif Uyeler:170
Son Uyemiz:abbas
Son Ziyaretci:admin
Bolum:6
Kategori:7
Icerik Okunma:1481519
İçerik:837

Kimler Sitede

Suan Sitede:
  • 81 ziyaretci