Hava Durumu

 EDIRNE

Ziyaretçi Sayacı

mod_vvisit_counterBugün240
mod_vvisit_counterDün399
mod_vvisit_counterBu Ay10784
mod_vvisit_counterToplam916061
Köseömer Köyü
Çarşamba, 10 Mart 2010 01:03

Köy İlçe merkezinin doğusunda, 8 km. uzaklıktadır. İlçeye asfalt kaplama yol ile bağlıdır. Taptık köyü ile Köseömer köyünün arazilerini ayıran, sınır teşkil eden Darı dere ve Taptık köyü, Havsa, Osmanlı köyü, Hasköy ve Arizbaba köyleri ile çevrili bulunmaktadır.

Köyün kurulu bulunduğu yer engebelidir.. Köyün tamamını, hiçbir yerden görmek mümkün değil. Kimi yerde kümeler toplu ve dağınık biçimde bir konum bulunmaktadır. En düzgün yer Yukarı mahallenin bulunduğu yerdir. Köyde 182 ev bulunmakta, bunların, 10 adedi iki katlı ve betonarme yapılıdır. 58 adedi tuğla ve biriket malzemesinden tek kat olarak yapılmıştır. Kalan 114 ev kerpiçten ve tek katlıdır. Binaların tamamı çatılı ve kiremit örtülüdür.

Köy 1910 yılında Yugoslavya'dan gelen 200 hanelik göçmenlerle kurulmuştur. Balkan Savaşı sırasında, Anadolu'ya göç etmek zorunda kalan bu göçmenlerden, savaş sonrasında 40 hane kadarı geriye gelmiş. Daha sonraki yıllarda, Bulgaristan ve Yunanistan'dan gelen göçmenlerle bu günkü duruma gelmiş bulunuyor. Köyün yukarı mahallesi Boşnak, aşağı mahalle Dağlılardan meydana gelmiş. 1914-1945 yılları arasında 31 yıllık bir zaman içinde bir türlü anlaşamayan bu iki grup hep kavgalı idi. Bir camiye namaza giderler fakat birbirlerinden kız alıp vermezlerdi, hatta düğünlere karışamazlardı. 1945'ten sonra yumuşama başlar ve gittikçe dostluk, bağlılık arttı, birbirlerine karıştılar. Genelde birbirine saygılı davranışlar devam etmektedir.Esas köyün bulunduğu mahalle Hacı Ali beyin çiftliği idi. Devletçe istimlak edilerek göçmenlerin iskanı yapılmış. Köyün ekonomik yapısını tarım ve hayvancılık oluşturur.

Yugoslavya, Bulgaristan ve Yunanistan'dan gelen göçmenler, beraberinde getirdikleri ananeleri ve kültürlerini birleştirmişler ve bu üç ayrı ülkeden gelen kültürün birleşmesiyle çok zengin bir potansiyele sahip olmasına rağmen, günden güne erimekte ve birçok yanları kaybolma noktasına gelmiş bulunuyor. Gençler modaya özen göstermekte, moda ile birlikte kültürlerinin de yabancılaştığmm farkında bile değiller. Eski dönmelerde evlenmelerin görücü usulüyle yapıldığı, bu gün ise aile büyüklerinin kararma bağlı olsa da gençlere söz hakkı verilmekte ve gençlerin seçimi dikkate alınmaktadır. Düğünler, pazar günü son bulmakta, davul, zurna ile yapılan düğünler, bazen Havsa Düğün Salonu'nda ve ince çalgılarla yapılmaktadır.

Sayılı günler, Ramazan ve Kurban Bayramlarında, iş zamanı dahi olsa, ilk günü işe gidilmez, eş-dost ziyareti yapılır, küçükler, büyüklerin ellerini öperler. Eskiden Nevruz Bayramı ve 6/7 Mayıs Hıdırlez şenlikleri yapılırdı. Toplanan gençler, ulu ağaçlara salmgaç kurar ve eğlenirlerdi. Hıdırlezin ikinci günü 3 km. uzakta bulunan Arizbaba köyünün çiftlik yerinde bulunan gür ve tatlı sulu çeşmenin başında yapılırdı. 5 Mayıs akşam üzeri, her evin önünde ateş yakılır, eski hasır parçaları ve sarmısak saplan ateşe konur, sırası ile ev halkı ateşten atlardı. Sarmısak sapların yakılması, yılanların, çıyanların eve gelmelerini önlermiş. 6 Mayıs sabahı erkenden kalkılır ve çiğlerle yüz yıkanır, bu da yüzün güzelliğini getirirken, göz ağrılarını da önlermiş. Akşamdan koparılıp saçağın bir yerine konulan söğüt dalı, sabahleyin yapraklarına bakılarak, sörpmüş olanlar için çok tehlikeli, sörpmemiş olanlar içinde sağlıklı bir yaşam müjdesini veriyormuş anlamı çıkarılır. Kızlar arasında toplanmış ve çömlek içine konulmuş eşyalar, teker teker çıkarılırken de maniler okunur. Çıkan eşyanın sahibine, okunan maninin anlamından, gelecek için bir yaşam düzeni kurulurdu hayalde. Kış günlerinde, mahallenin bir evinde ve her gece değişik bir yerde yapılan toplantılarda, genç kızlar ve genç gelinler, mısır patlatarak, kabak pişirerek yenir ve sofra üzerinde sini çevrilerek söylenen maniler, eğlenceler kış boyu devam ederdi. Yaz günleri sezon dönemi mısır soyma ve ayçiçeklerin tanelerini ufacık sopalarla vurarak çırpmalar yapılırken bir tarafta kızlar dabruka ile maniler, türküler söylerken, diğer tarafta delikanlı erkekler kaval ve saz çalarak eğlenceler yapılırdı. Köyde bulunan halkın dini inançları, İslami bir inanç doğrultusundadır. Bazı köyler arasında farklı inançların bulunduğu gibi, köyde aileler arasında da farklılıklar vardır. Bazıları dinine daha düşkün, ibadetine daha bağlı olduğu gibi bunun aksini de görmek mümkün.

Geçmiş dönemlerde yapılan şenliklerin ahengini yükselten manilerden bir demet;

İncecik yağmur çiler,

yarim camları siler,

Ne kadar dargın olsa,

Beni görünce güler.

Küçücük nışadırım,

Dünyayı kuşadırım,

Yarime giden kızı,

Üç günde boşadırım.

Masanın üstünde,

Ütüye bak ütüye,

İki tane yar sevme,

Gidersin gümbürtüye.

İndim dereye durdum,

Dokuz güvercin vurdum

Dokuzunun içinde,B

en kendime yar buldum.

Bu Makale 5488 Defa Okunmustur.
 

Site Istatistikleri

Aktif Uyeler:170
Son Uyemiz:abbas
Son Ziyaretci:admin
Bolum:6
Kategori:7
Icerik Okunma:1406138
İçerik:837

Kimler Sitede

Suan Sitede:
  • 81 ziyaretci