Untitled 3

Hava Durumu

 EDIRNE

Ziyaretçi Sayacı

mod_vvisit_counterBugün31
mod_vvisit_counterDün162
mod_vvisit_counterBu Ay4014
mod_vvisit_counterToplam995092
Azatlı Köyü
Çarşamba, 10 Mart 2010 00:58

Köy İlçenin batı doğrultusunda 17 km. uzaklıkta bulunmaktadır. Abalar, Şerbettar, Kuzucu, Karakasım ve Elcili Köyleri ile çevrili bulunan köyün, resmi kayıtlarına göre 23750 dekar, Ziraat Odası kayıtlarına göre ise 24553 dekar arazi ve 3500 dekar otlakiye bulunmaktadır.

Köy, doğusundan geçen 3 km. Tren istasyonunun batısında ve 9 km. E5 karayolunun güneyindedir. Köyü ikiye bölen, kumu bol kuru derenin iki yakasında bulunan evler, dağınık bir görünümü arz eder. Elcili köyünün yolu bu köyün içinden geçmektedir. Konum itibariyle derenin her iki yakasına, az meyilli bir satıh üzerine 227 hane bulunmakta olduğu kayıtlardan anlaşılmıştır. Evlerin 8 adedi iki katlı, 219 adedi tek katlı plan üzerine yapılanmış. 200 ev 3 oda bir salon, 27 ev 2 oda bir salon şekli üzerinde inşa edilmiş ve bu binaların, %20'si tuğla, %1'i biriket ve %79'u kerpiç malzemesinden yapılmış, damlar çatılı ve kiremit örtülüdür.

Köyün kesin olarak ne zaman kurulmuş olduğuna dair bir kayıt yok. Bilinen tek şey, Köy, Osmanlı İmparatorluğu döneminde bir Rum-Gagauz halklarına ait olduğudur. Ne zaman ve kimler tarafından kurulmuş olabileceği de bilinmemekle beraber, ilk adı Azaplı olduğu bilinmektedir. Osmanlı döneminde köy, cezaya her nedense çarptırılmış ve azab çekmeye mahkum edilmiş olduğu söylenmektedir. Daha sonra Devlet tarafından bu cezadan af edilerek Azad edilmiş, bu azad sözcüğe benzer AZADLU olarak adı kalmış, daha sonraları bu AZATLI olarak tekamül etmiş bulunuyor.

Türklerin bu köye, 1924 yılında 54 hane Dramadan gelen göçmenlerin yerleşmesiyle iskan edilmişler. İlk gelenler Rum ve Gagauzlarm köyü terk ederek Yunanistan'a gitmiş olduklarından boş bulunan evlere yerleşmişler. Daha sonra muhtelif yerlerden gelen göçmenlerle bu günkü duruma gelmiş oluyor.

Köyün ekonomik varlığı tarıma dayanmaktadır. Yan gelir olarak da hayvancılıktır. Köyde en çok ekimi yapılan ürünler, buğday, ayçiçeği, süpürge ve mısır. Bir zamanlar kavun, karpuz yatağı olan Azatlı Köyü, Çarnobil Radrasyonu'nun etkisiyle, bu gün kavun, karpuza hasret bulunuyor.

Köy ilkokulu 1950 yılında yapılmış, 1972 yılında ek derslik olarak betonerme ilave okul yapılmıştır. Köyde, 1979-80 öğretim yılında ortaokul da kurulmuştur. 1983 yılında ortaokul binası inşaa edildi. 45 öğrencisi bulunan ortaokulda 6 adet öğretmen bulunmaktadır. Okumaya karşı ilgi her geçen gün artmaktadır.

Köyde anane ve törelere mümkün mertebe uyulmaya çalışılmakta olmasına rağmen, gençlik yeniliklerin peşinde doğal olarak koşmaktadır. Köyde imamların etkisi bulunmaktadır. Halk dini inançlarına bağlıdır. Camiye gitme oranı, Ramazan ve cuma günlerinde çoğalır. Yaz günü Kur'an kursu açılmaktadır. Rağbet azdır. Batıl inançlar, az da olsa bulunmaktadır. Nazar değmesine inanılır ve nazara karşı dua yapılır.

Küçük yaşta çocuğu ölen anne, perşembe gününün akşamı dikiş, nakış ve örgü işleri yapmaz. Çünkü bu gecede, ölen çocuğun ruhu, ziyarete geldiği ve dua beklediği inancı vardır. Ev temizliği her gün yapılır. Çamaşır cuma ve pazar günleri yıkanmaz, sakıncalı görülür. Çocuk yeni doğunca hemen yıkanması da sakıncalı görülmektedir.

6-7 Mayıs Hıdırlez günleri şenliği yapılırdı. Hıdırlez'den bir gün önce akşam üzeri her evin önüne ateş yakılır ve ateş üzerinden ev halkı atlardı. Bu ameliye, zararlı hayvanlardan kurtulma ve sağlıklı yaşamaya neden olduğuna inanılır. Büyük ağaçlara salıncaklar kurulur, kız ve oğlanlar bu günlerde işaretleşme fırsatını bulurlardı. Gençler sallanacak ve maniler okuyarak eğlenirken, orta yaşlılar da oğlak çevirmesi yaparak ziyafet çekerlerdi. Bu şenliklerde söylenen manilerden bir demet.

 

Sarıdır ebrum benim, Karanfilim kalburda,

Kalmadı sabrım benim, Çok iş vardır sabırda,

Yar kapısı önüne, Ölürsek bir ölelim,

Kazdırırsır kabrim benim. Çift koysunlar tabuta.

 

Evin önü pınar, Su gelir dirsek dirsek,

Elimi soksam donar, Suyu nereden indirsek,

Ne kız oldum ne gelin, Kuşlar dilden anlasa,

Yüreğim ona yanar. Yare haber göndersek.

 

Cumhuriyet döneminden önce evlenmeler, görücü usulüyle yapılırdı. Cumhuriyet döneminden sonra bu tür evlenmeler yavaş yavaş kalktı ve yerine, kız-oğlan anlaşarak evlenmelere başlandı. Kız kaçırma olayları çok nadiren olur. Bunu da zorlayan nedenlerden biri, kız-oğlan birbirini istediği halde aile içinden bazen rıza gösterilmezse vaki olur. Dünürcülerle anlaşarak verilen kız, en çok altı ay nişanlı kalır, bu bazen daha da çabuk yani kısa zamanda olur.

 

Düğünler, davul, zurna ve ince çalgı ile yapılır. Geleneğe göre düğün salı günü başlar ve perşembe günü biterken, şimdi cuma günü başlar ve pazar günü son bulmaktadır.

Köyün kuruluşu ile beraber, kerpiçten yapılan camii yıkılmış ve yerine yeni bir camii 1970 yılında yapılmıştır. Köy cemaatine cevap veremeyen bu camii, ikinci bir camiye ihtiyaç duyulmasına neden oldu. Köylünün katkısıyla ikinci cami 1984 yılında inşaa edildi.

Köyde okul, cami, köy odası, köy sağlık evi bulunmaktadır ve köyün ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Köyde doğumlar, ebe nezaretinde yapılır, çocuk aşıları zamanında tamamlanır. Köyde Sulama Kooperatifi kurulmuş, köyün arazileri sulanmak üzere D.S.İ. tarafında 5 adet kuyu sondajı yapılmıştır. Sulama kanalları bir plan dahilinde yapılmıştır. Köyde telefon, içme suyu bulunmaktadır. Elektrik ve yol mevcuttur. Köy personeli olarak muhtar, katip, köy kahyası, korucu, kır bekçisi, ebe, imam ve öğretmenler bulunmaktadır.


Bu Makale 6272 Defa Okunmustur.
 
a

Site Istatistikleri

Aktif Uyeler:170
Son Uyemiz:abbas
Son Ziyaretci:admin
Bolum:6
Kategori:7
Icerik Okunma:1507162
İçerik:837

Kimler Sitede

Suan Sitede:
  • 36 ziyaretci